YouTube Preview Image

İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Akif Öztürk

 

Azatioprin, vücut savunma sistemi hücrelerinin çalışmasını etkileyen immün supresif bir ilaçtır. Bu ilaç sistemik lupus eritematozus, Behçet hastalığı ve diğer damar iltihapları gibi, vücut savunma hücrelerinin fazla veya yanlış çalışması neticesinde ortaya çıkan hastalıkların tedavisinde kullanılabilir. Ancak farklı yan etkileri ve ilaç etkileşimleri olması nedeniyle mutlaka kontrollü ve takipli kullanılması gerekir.

Azatioprinin en sık görülen yan etki bulantı, mide ağrısı ve ishaldir. Bunun haricinde kan sayımında ve karaciğer testlerinde bozulmaya yol açabilir. Sık olmamakla birlikte saç dökülmesi, bazı hastalarda ise alerjik reaksiyon şeklinde cilt döküntüleri görülebilir. Kan yapımını bozabileceği için kan sayımında düşüklüğe, bazen de karaciğer testlerinde bozulmalara yol açabilir. Vücut savunma hücrelerinde azalma ve/veya çalışmasında bozulma yapabileceği için vücudumuzda enfeksiyon riskinde artışa neden olabilir. Nadiren kuşak gibi şiddetli karın ağrısı ile başlayan ve ölümcül sonuçlara yol açabilen pankreasta iltihaplanma, yani pankreatite yol açabilir. Azatioprin kullanan hastalar, ateş, titreme, boğaz ağrısı, halsizlik, güçsüzlük, solukluk, kolay morarma, karın ağrısı, döküntü gibi şikayetlerden yakınıyor ise doktorlarına başvurmalıdırlar. Azatioprin tedavisi sırasında canlı aşı kullanımı uygun değildir ve yakın zamanda canlı aşı olmuş kişiler ile yakın temastan kaçınılmalıdır.

Her ilaç gibi, azatioprin de, alındıktan belli bir zaman sonra vücutta parçalanır ve etkisini yitirir. Ancak yaklaşık 300 kişinin birisinde, azatioprinin vücutta parçalanmasında genetik eksiklik vardır. Bu kişilerde azatioprin, kan hücrelerinde hızlı ve ciddi düşüklüğe yol açabilir. Bu nedenle, azatioprinin küçük dozda başlanması, ilaca başladıktan 1 hafta sonra kan sayımı yapılması ve sonuç normal gelir ise kademeli olarak tam doza çıkılması önerilir. Bunun haricinde, ilaç kullanıldığı sürece 1-2 aylık aralıklarla kan sayımı ve karaciğer testleri ile ilaç yan etkisi takip edilmelidir. Azatioprin, uzun dönem kullanımda lenf kanseri riskini artırabilir. Bu nedenle, hastalar dikkatli izlenmelidir.

Azatioprin, farklı ilaçlar ile etkileşebilir. Bunlar arasında en önemli olanları, kan sulandırıcı olarak kullanılan kumadin ve gut hastalığı tedavisinde kullanılan allopürinoldür. Kumadin ile azatioprin bir arada kullanıldığında, kan kumadin düzeyi değişir. Bu yüzden, kumadin kullanan bir hasta azatioprin başlayacak veya kesecek ise mutlaka INR takibi, yani kumadinin kanı ne kadar sulandırdığını ölçen kan testi yapılmalıdır. Allopürinol ise, azatioprinin vücutta yıkılmasını engeller. Eğer bir hasta allopürinol kullanacak ise azatioprin kullanmamalı, veya çok dikkatli ve düşük dozlarda kullanmalıdır. Ayrıca, azatioprin gibi vücut savunma sistemini etkileyen diğer ilaçlar, örneğin metotreksat, siklofosfamid gibi ilaçlar azatioprin ile birlikte kullanılmamalıdır. Ancak siklosporin A gibi başka romatizmal ilaçlar, azatioprin ile kombine olarak kullanılabilir. Bu nedenle, azatioprin tedavisi başlanacak olan hastalar, kullandıkları tüm ilaçları doktorlarına bildirmelidirler.

Azatioprin, hem kadınlarda hem de erkeklerde doğurganlığı etkileyebilir, anne karnındaki bebek için zararlı olabilir. Bu nedenle, çocuk sahibi olmak isteyen erkek ve kadınların, mümkünse azatioprini 3 ay öncesinden kesmelerdir. Gebelik boyunca da kullanımı tam güvenli değildir. Bununla birlikte, hayati açıdan kullanılması gerekiyor ise, çocuk isteyen erkek ve kadınlar azatioprine devam edebilir, gebelik süresince de kullanılabilir. Ancak bu mutlaka doktor gözetiminde olmalıdır. Azatioprin anne sütüne geçebilir. Bu nedenle, emziren annelerin azatioprin kullanmaması, kullanıyor ise emzirmeyi sonlandırması önerilir.